12 Nisan 2010 Pazartesi

Kuru Pasta Yoktur Kurabiye Vardır!

     Küçükken bizim bakkalın yanındaki eczane kapandı, yerine bir pastane açıldı... Annem çok güzel pastalar yapıyor olmasına rağmen, hazır tüketimin çekiciliğinden olsa gerek "Anneee!!! İllana o pastalardan alıcam! Para vir banaaaee" diye tutturasım geldi ve tutturdum...
     Annem de ne yapsın yazık verdi bana parayı gittim pastaneye. Hayatımda ilk kez pasta alacağım... Heyecan dorukta... Beri yandan kendi aldığım pastayı lüplemek de bi hayli hoş olacağı için bu beni motive etmekte...
     Neyse, vardım pastaneye girdim içeri, beyaz önlüklü birilerini hatırlıyorum hayal meyal. Ama benim konuştuğum adam bıyıklıydı...  Nefret ediyorum o adamdan. Aradan geçen 26-27 yıl bişey değiştirmedi bende... 




     Efendim sorun şu ki; ben girdim içeri gayet efendice, "kolay gelsin amca, pasta alıcam" dedim. Ruhsuz bakışlı herif "yaş mı guru mu?" dedi...
     Ana! O ne ya? Bildiğin pastayı biliyorum ben, "yaş mı, kuru mu" da ne ola ki? Bi süre durdum, dedim ki "Bilmiyorum." "Git annene sor öğren öyle gel." dedi. Eşşek herif göstersene işte di mi, şundan mı bundan mı diye... Bi daa eve yolluyo beni...


     Eve yollanmak bişey değil, eve neden gittiğim çok çetrefilli ve trajik. Hayatımın en salak sorusunu sormak üzere ve gidiyorum:
     "Anne, ben yaş pasta mı istiyorum, kuru pasta mı?