18 Mart 2010 Perşembe

GAÇIIIN GAÇIIN! Havayi Fişekler batlıyo!

          Yanılmıyorsam 30 Ağustos'tu. Kardeşimin üniversiteden arkadaşları gelmişti İzmir'e. Gezerkene Alsancak'a gittik. Zafer Bayramı nedeniyle Cumhuriyet Meydanı'nda da kutlamalar, etkinlikler vardı. Dedik "ne güzel kalalım burada seyreyleyelim."
          Derken Emre'nin arkadaşlarından biri bir midyeci gördü. Tutturdu "illana midye alalım. Midye yiycem ben." Gittik midyecinin tezganının başına hemen deniz kıyısında, kalabalığın kenarında bir yerdeyiz. Neyse, aldık midyeleri, parasını verdim ama bozuk yok. Çocuk da para üstünü veremedi. Dedi "abi ben şunu bozdurup geleyim.
          "Hayır, bozdurma" denmez tabii. Dedik "bozdur". Bıraktı tezgahı gitti. Grup da ufaktan başladı midye ayıklama işine. Ben zaten midye sevmem, paramın üstünü bekleme faslına geçtim.
           Birden bir bağırışlar oldu. Orada, çalışanlardan biri gibi görünen bi adam, "GAÇIIIN GAÇIIN! Havayi Fişekler batlıyo!" diye bağırıp herkesi kovalıyo. Hemen yanı başımızda.
           Herkes kaçtı. Biz ikimiz kaldık. Ben ve midye tezgahı. Derken "FİYUUUUU!" diye bir cıyırtı ile ilk fişek fırladı. O, uzaktan mutlu mutlu izlenen havai fişekler, yakında baya savaş ortamı yaratırmış meğer. Anam, daha ilki kalkmadan arka arkaya nasıl fırlıyorlar. Ortalık ateş hattı gibi. Hayır kaçıcam ama beklediğim para da az bi para değil. Öyle "iyi ya kalsın" denilecek bi durum yok.
           Şu noktada hatırlatmak isterim ki; bizim havai fişek gösterilerinde o fişeklerin yarısı daha yükselemeden sönüp gider, çoğu bozuktur bilirsiniz. Hah! İşte bunda da böyleymiş. Arada bi yükselmeye başlar başlamaz sönüp kaybolur ya o havai fişekler, işte aslında kaybolmuyormuş :) Baya öyle yana yana yere düşüyor.


          Tabi fişeğin "yere mi düşücem, nereye düşücem" diye bi kaygısı yok. Yer çekimiyle el ele salıyor kendini. "Altımda kaldırım mı var, deniz mi var, Ozan mı var" diyen yok. O havai fişekleri uçurmakla yükümlü, tuhaf meslek sahibi adam "GAÇ! GAÇ!" gibi bişeyler diyordu ama ben gürültü ve ışık nedeniyle düştüğüm yarı salaklıktan kurtulabilmiş değildim.


           Derken kafamda bişey oldu. arızalı bir havai fişek, yarı yolda şenlenmekten vazgeçerek hiç rızalı olmayan bendenizin kafasına koyverdi kendini...
             Bir keresinde kafama havai fişek düştü...