7 Aralık 2009 Pazartesi

Van Damme'dan Mektup Gelmiş Evde Bir Bayram Havası


90'ların başında Van Damme bir fenomen idi ben ve ben yaşlardaki hemen tüm hemcinslerim için.
İnternet söz konusu değil. Beğendiğin oyuncu, müzisyen, grup hakkında bilgi almak, deveye hendek atlatmakla aşık atar konumda. Henüz Google Abla'nın elimizden tutmasına yıllar olduğu için, bir yabancı grubun şarkı sözlerini bulabilmek bile, Stüdyo Ümit'teki Niyazi Abi'nin (http://www.studyoumit.com/) fotokopiciye gidip, cd kapağının fotokopisini çektirmesine bağlı. Demem o ki bu çevrimdışı ortamda şöhret bir şahısla bağlantı kurabilmek hiç olası değil...

Derken duydum ki, "Fan Club" diye bir şey var. Oraya mektup gönderirsen, Van Damme da sana imzalı resmini falan gönderiyor...
Vay canınasını!!!

Coşkuyla işe giriştim. Ne yazdım bilemiyorum. Keşke elimde olsa o mektup şimdi. Orta bir ingilizcesiyle elin Van Damme'ına ne mektup yazmış olabilirim, hiç bir fikrim yok.
Neyse, bir şekilde yazmışım demek ki, hemen zarfladım, adresleri yazdım, gittim postaneye. Los Encılıs'a mettup gönderiyorum, boru değil. Çok heyecanlıyım. Aklıma gelse horoz falan keserdim kesin...

Memura verdim zarfı, adam aldı, baktı zarfa, sonra tuhaf tuhaf bana baktı bir süre. İçimden, "şaşılacak bir şey yok, çok samimiyizdir Van Damme amcamla, sık sık mettuplaşırız" diye zekadan yoksun ergen şakaları yapıyorum. Sonra "ne kadar" diye sordum. Pahalı bişey bekliyorum tabi. Taaa Los Engcılıs'a gidecek. Kolay değil.
Adam acaip ucuz bi para söyledi, hala da bakıyo ama suratıma acaip acaip. Neyse, verdim bozuk paraları ama adamın bakışlarından çekindiğim için "ne kadar zamanda ulaşır" diye soramadım.
"1 ayda varır oraya bu mektup" diye karar verdim kendi kendime. Evde düşünüyorum, nasıl geçecek koskoca bir ay. Sonra Van Damme'ın yanıtının gelmesi de bi o kadar sürse. Tabi Van Damme, dört gözle benden mektup beklediği için pencereden postacıyı görür görmez apartman merdivenlerinden terliklerle koşacak, zarfı parçalayarak açıp oracıkta okuyacak, hemen cevabı yazıp oracıkta postacıya elden veriverecek... Hiç vakit kaybetmeyecek, ona çok eminim...

Neyse bekleyişimin ilk günü. Sabah kalktım. Bakkala gidiyorum. 3 ekmek, 1 sigara, 1 gazete alınacak her zaman olduğu gibi.
Apartmanın posta kutusuna bir baktm ki bir zarf. Kimden? Ana!
Gönderen Kısmında Van DAMME yazıyor...
Bi yarım saniye kadar, mantıktan eser kalmamış ergen bünye coşkuyla havalandı. Derken baktım, evet gönderen kısmında Jean Claude Van Damme yazıyor yazmasına ama benim yazımla...
Gönderene Van Damme, alıcıya kendi adımı yazıp vermişim postaya. Güzelyalı postanesini kullanarak Los Encılıs yoluyla Van Damme'dan kendime mektup göndermişim.


...Bir keresinde Van Damme'dan kendime mektup gönderdim...